İSG EĞİTİMLERİ: FORMALİTE Mİ, SAĞLIK ÇALIŞANLARINI KORUMAK MI?
Alternatif Sağlık-Sen Genel Başkanı Tamer Bayrak: “Sağlık çalışanını korumayan eğitim, amacından uzaklaşmıştır! Kâğıt üzerinde tamamlanan eğitimlerle iş güvenliği sağlanmaz. Çalışanın hayatını korumak yerine evrak tamamlamayı esas alan anlayış kabul edilemez!”
İş sağlığı ve güvenliği (İSG), sağlık kurumlarında yalnızca mevzuatın gereğini yerine getirmek, eğitim tutanaklarını imzalatmak veya denetimlerde eksik görünmemek için yürütülen bir işlem değildir. İSG’nin temel amacı, çalışanların sağlığını korumak, iş kazalarını önlemek ve güvenli çalışma koşullarını sağlamaktır. Ancak son dönemde bazı kurumlarda eğitimlerin amacından uzaklaştırılarak bir formaliteye dönüştürüldüğü yönündeki uygulamalar ciddi biçimde sorgulanmalıdır.
Sağlık çalışanları; biyolojik etkenler, bulaşıcı hastalıklar, kesici ve delici alet yaralanmaları, kimyasal maddeler, ergonomik sorunlar ve yoğun iş yükü gibi pek çok riskle karşı karşıyadır. Buna rağmen çalışma alanlarının ergonomik koşulları iyileştirilmeden, bulaş ve enfeksiyon riskleri yeterince değerlendirilmeden çalışanların görevlerini sürdürmelerinin beklenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ruhuyla bağdaşmaz. Eğitim vermek, tek başına güvenli bir çalışma ortamı oluşturmaz. Asıl mesele, eğitimde anlatılanların çalışma hayatında uygulanıp uygulanmadığıdır.
*6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17’nci maddesinin ikinci fıkrası*, çalışanlara verilecek eğitimlerin özellikle işin ve işyerinin özellikleri dikkate alınarak planlanmasını ve gerekli hâllerde yenilenmesini düzenlemektedir. Dolayısıyla eğitim, yalnızca imza karşılığında tamamlanmış bir işlem olarak görülemez. İşyerindeki gerçek tehlikeler belirlenmeli, çalışanlara görevleriyle ilgili bilgi ve beceriler kazandırılmalı, riskleri azaltacak önlemler alınmalıdır.
Diğer taraftan, çalışanların daha önce aldıkları İSG eğitimlerinin yok sayılması ve mevzuatta öngörülen şartlar değerlendirilmeden yeniden eğitim zorunluluğu getirilmesi de tartışma konusudur.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Eğitimin süresi, geçerliliği, içeriği ve belgelendirilmesi; çalışanın tehlike sınıfına, görevine ve yürürlükteki düzenlemelere göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle 16 saatlik eğitimin her durumda yeterli olduğu varsayılmali yada yeniden somut durum mevzuat çerçevesinde incelenmelidir.
Yani çalışanların daha önce aldıkları iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kurumlar tarafından değerlendirilmeden yok sayılması da önemli bir sorundur. Mevzuata uygun şekilde alınmış, belgelendirilmiş ve geçerliliğini koruyan eğitimlerin dikkate alınması gerekir. Özellikle 16 saatlik İSG eğitimi almış çalışanlar açısından, bu eğitimin içeriği, geçerliliği ve ilgili mevzuat kapsamında yeterliliği değerlendirilmeden yeniden eğitim zorunluluğu getirilmesi sorgulanmalıdır.
Bununla birlikte, her 16 saatlik eğitimin bütün çalışanlar ve işyerleri için koşulsuz olarak yeterli olduğu da ileri sürülemez. Eğitim gereklilikleri; işyerinin tehlike sınıfı, çalışanın görevi, eğitimin kapsamı ve yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir. Kişinin çalışma alanı ve iş statüsü degerlendirilmelidir.
Buradaki temel ilke, çalışanların geçerli eğitimlerinin gereksiz yere tekrarlanmaması, ancak işin gerektirdiği ilave eğitimlerin ve yenileme yükümlülüklerinin de ihmal edilmemesidir.
İSG eğitimleri, keyfî uygulamalara değil, mevzuata ve gerçek risklere dayanmalıdır.
*İSG, kâğıt üzerinde değil, çalışma alanında hayat bulmalıdır.
* Kurum yöneticileri, eğitimleri tamamlanmış göstermek yerine riskleri ortadan kaldırmaya, çalışanların bildirimlerini dikkate almaya ve güvenli çalışma koşullarını sağlamaya odaklanmalıdır.
Unutulmamalıdır ki sağlık çalışanını koruyamayan bir sistem, hastaya da güvenli sağlık hizmeti sunamaz. İSG’nin başarısı imza sayısıyla değil, önlenen kazalarla, azaltılan risklerle ve korunan insan hayatıyla ölçülmelidir.







Benzer Haberler
MEMUR BES'TE FON KRİZİYLE VURULDU! BES, İKİNCİ KEY VAKASI OLMASIN!
MEMURLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN 7 RİSKLİ AÇIKLAMA: ÖRNEKLER VE GÜVENLİ ALTERNATİFLER
İSG EĞİTİMLERİ: FORMALİTE Mİ, SAĞLIK ÇALIŞANLARINI KORUMAK MI?
AYM’NİN İPTAL ETTİĞİ BARAJ YENİDEN Mİ GÜNDEMDE? SENDİKAL DEMOKRASİYE DARBE GİRİŞİMİ!
Bayrak’tan sert çıkış: “Sağlık çalışanını tüketen sistem sürdürülemez!”
Alternatif Sağlık-Sen Genel Başkanı Tamer Bayrak: “Memurun için taleplerinin olmazsa olmazı taban aylığı artışıdır. Seyyanen zam emekliliğe yansımadığı için bir aldatmacadır.”
SAĞLIK ÇALIŞANINI TÜKETEREK SAĞLIK SİSTEMİ YÖNETİLEMEZ!
HEMŞİRELER SAHADA, SAYGI NEREDE?