MEMUR BES'TE FON KRİZİYLE VURULDU! BES, İKİNCİ KEY VAKASI OLMASIN!
MEMURUN BİRİKİMİ RİSK ALTINDAYSA, HESABI AÇIKLANMALIDIR! Alternatif Sağlık Sen Genel Başkanı Tamer BAYRAK dan yetkililere çağrı: Memurun alın teri piyasa risklerine terk edilmesin!
Alternatif Sağlık Sen olarak yaklaşık üç ay önce uyardık: “BES, ikinci KEY vakası olmasın!” dedik. Memurun geleceği için biriktirdiği paranın hangi risklere maruz kaldığının açıkça anlatılması gerektiğini vurguladık.
Bugün piyasalarda yaşanan sert dalgalanmalar, emeklilik fonlarının performansı ve çalışanların birikimlerinin korunması meselesi yeniden gündemde. Memura ek emeklilik geliri ve uzun vadeli tasarruf imkânı olarak sunulan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), şimdi çalışanların güveni ve birikimlerinin geleceği açısından daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Memurun maaşından ayrılan para bir rakamdan ibaret değildir. O para; yılların emeği, ailesinin geleceği ve emeklilikte daha rahat yaşama umududur!
Yüzde 14,2 kayıp iddiası: Rakamlar ne söylüyor?
14 Eylül–14 Ekim 2026 dönemine ilişkin yayımlanan ekonomi haberlerinde Borsa İstanbul BIST 100 endeksinin yüzde 14,2 gerilediği bildirildi. Aynı döneme ilişkin haberlerde, 400 emeklilik fonunun ortalama getirisinin yüzde 2,7 düştüğü; hisse senedi ağırlıklı emeklilik fonlarında ortalama kaybın yüzde 8,6’ya, katılım hisse senedi fonlarında ise yüzde 10,3’e ulaştığı aktarıldı. Para piyasası ve başlangıç fonlarında ise farklı sonuçlar görüldü. Bu oranlar, ilgili dönem için haberlerde aktarılan veriler olup her BES katılımcısının aynı oranda zarar ettiği anlamına gelmemektedir.
Bu veriler önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: Borsa endeksindeki kayıp ile BES fonlarının getirisi aynı değildir. Her fonun performansı ayrı değerlendirilmelidir.
Örneğin, 100.000 TL tutarındaki bir fonun gerçekten yüzde 14,2 değer kaybetmesi hâlinde birikim 85.800 TL’ye iner ve nominal olarak 14.200 TL azalır. Ancak bu yalnızca açıklayıcı bir örnektir; bütün memurların BES hesaplarının yüzde 14,2 kayba uğradığını göstermez.
Asıl cevaplanması gereken sorular şunlardır: Memurların birikimleri hangi fonlarda değerlendiriliyor? Bu fonlar ne kadar getiri sağladı veya kayıp yaşadı? Kesintiler ve enflasyon hesaba katıldığında çalışanların reel getirisi ne oldu?
Yetkililer bu sorulara açık, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir verilerle cevap vermelidir.
Devlet katkısı, kazanç garantisi değildir!
BES’in önemli unsurlarından biri devlet katkısıdır. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin yayımladığı bilgilere göre 2026 yılında, ilgili sınırlar dâhilinde katılımcıların ödediği katkı paylarının yüzde 20’si oranında devlet katkısı uygulanmaktadır.
Ancak devlet katkısı, yatırım fonlarının değer kaybetmeyeceği veya katılımcının toplam birikiminin devlet tarafından koşulsuz biçimde garanti edildiği anlamına gelmez. Devlet katkısının ne kadarına hak kazanılacağı da sistemde kalma süresi ve ilgili mevzuattaki koşullara bağlıdır.
Dolayısıyla BES’in avantajlarını anlatırken yatırım risklerini, fon yönetim giderlerini, kesintileri ve enflasyonun satın alma gücü üzerindeki etkisini de aynı açıklıkla anlatmak gerekir.
Çalışana yalnızca kazanç ihtimalini anlatıp riskleri ikinci plana atmak, sağlıklı bir bilgilendirme değildir.
KEY deneyimi neden hatırlatılıyor?
Konut Edindirme Yardımı (KEY) ile BES aynı sistem değildir. KEY, geçmişte çalışanlar adına konut edinme amacıyla yürütülen ve hak sahipliği ile ödeme süreçleri yıllar sonra yeniden gündeme gelen farklı bir uygulamadır. BES ise katılımcıların birikimlerinin emeklilik yatırım fonlarında değerlendirildiği bir sistemdir.
Biz iki uygulamanın hukuki açıdan aynı olduğunu söylemiyoruz. Dikkat çektiğimiz nokta, çalışanların birikimlerine ilişkin beklentilerin, haklarının ve bilgilendirilme ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesidir.
KEY deneyimi, çalışanların geçmişteki kesintilerinin ve hak sahipliği süreçlerinin şeffaf biçimde yürütülmesinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmaktadır.
BES açısından da aynı temel sorumluluk geçerlidir: Çalışan, parasının nerede değerlendirildiğini, hangi riskleri taşıdığını ve gelecekte hangi koşullarda birikimine erişebileceğini bilmelidir.
Sendikaların görevi sessiz kalmak değil, hesap sormaktır!
Sendikacılık, çalışanlara sunulan her uygulamayı koşulsuz desteklemek değildir. Sendikacılık; çalışanların haklarını savunmak, riskleri önceden görmek, yanlışları dile getirmek ve gerektiğinde yetkililerden hesap sormaktır.
Bu nedenle BES’in avantajlarını savunanlara da eleştirenlere de düşen görev, tartışmayı sloganların ötesine taşıyarak somut verilere dayandırmaktır.
Alternatif Sağlık Sen olarak taleplerimiz nettir:
- Fon performansları açıklansın. BES fonlarının aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık getirileri karşılaştırılabilir biçimde kamuoyuna sunulsun.
- Kayıp iddiaları aydınlatılsın. Yüzde 14,2 oranının hangi piyasa göstergesine ait olduğu ile fonların gerçek performansı birbirinden ayrılarak açıklansın.
- Reel getiri ortaya konulsun. Enflasyon, fon getirileri ve kesintiler birlikte değerlendirilerek birikimlerin satın alma gücündeki değişim gösterilsin.
- Kesintiler şeffaflaştırılsın. Fon yönetim giderleri ve diğer masrafların katılımcı birikimlerine etkisi anlaşılır biçimde anlatılsın.
- Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılsın. İlgili kurumların gözetim ve denetim mekanizmalarının işleyişi hakkında açık bilgi verilsin.
- Çalışanların bilinçli tercih yapması sağlansın. Katılımcılara fon seçimi, risk düzeyi, fon değiştirme koşulları ve devlet katkısına hak kazanma konusunda tarafsız bilgilendirme sunulsun.
Son sözümüz nettir: Memurun geleceği belirsizliğe terk edilemez!
Piyasalarda yaşanan her düşüş BES’in çöktüğünü göstermez. Nitekim sektör temsilcileri, son piyasa hareketlerinin ardından emeklilik fonlarında likidite sorunu yaşanmadığını açıklamıştır. Ancak likidite sorunu bulunmaması, hiçbir fonun değer kaybetmediği veya bütün katılımcıların birikimlerinin korunduğu anlamına da gelmez.
Bu nedenle ne paniğe yol açan doğrulanmamış iddialara ne de çalışanların kaygılarını küçümseyen açıklamalara itibar edilmelidir. İhtiyacımız olan şey; şeffaflık, denetim, hesap verebilirlik ve çalışan haklarını önceleyen bir yaklaşımdır.
Soruyoruz:
Memurun birikimi hangi riskleri taşıyor? Çalışana bu riskler ne kadar açık anlatılıyor? Fonların performansı neden herkesin anlayabileceği biçimde ortaya konulmasın?
Memurun geleceği yalnızca getiri vaatleriyle güvence altına alınamaz. Çalışanların birikimleri şeffaf yönetilmeli, riskler açıkça anlatılmalı ve hak arama yolları etkili biçimde işletilmelidir.
Alternatif Sağlık Sen olarak uyarımızı yineliyoruz:
BES, ikinci KEY vakası olmasın!
Memurun alın teri korunsun! Birikimlerin hesabı verilsin! Çalışanın geleceği belirsizliğe terk edilmesin!







Benzer Haberler
MEMUR BES'TE FON KRİZİYLE VURULDU! BES, İKİNCİ KEY VAKASI OLMASIN!
MEMURLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN 7 RİSKLİ AÇIKLAMA: ÖRNEKLER VE GÜVENLİ ALTERNATİFLER
İSG EĞİTİMLERİ: FORMALİTE Mİ, SAĞLIK ÇALIŞANLARINI KORUMAK MI?
AYM’NİN İPTAL ETTİĞİ BARAJ YENİDEN Mİ GÜNDEMDE? SENDİKAL DEMOKRASİYE DARBE GİRİŞİMİ!
Bayrak’tan sert çıkış: “Sağlık çalışanını tüketen sistem sürdürülemez!”
Alternatif Sağlık-Sen Genel Başkanı Tamer Bayrak: “Memurun için taleplerinin olmazsa olmazı taban aylığı artışıdır. Seyyanen zam emekliliğe yansımadığı için bir aldatmacadır.”
SAĞLIK ÇALIŞANINI TÜKETEREK SAĞLIK SİSTEMİ YÖNETİLEMEZ!
HEMŞİRELER SAHADA, SAYGI NEREDE?