Bankalardan 'haciz' kararı! Borçlu değilsiniz ama borçlu sayılabilirsiniz
Bankalara gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerinde kritik süreye dikkat! Süresinde itiraz edilmeyen bir tebligat, üçüncü kişiler açısından beklenmedik ve ağır hukuki sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar özellikle 7 günlük itiraz süresinin kaçırılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
İcra takiplerinde bankalara ve üçüncü kişilere gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarnameleri, son dönemde hukuki tartışmaların önemli başlıklarından biri haline geldi. Avukat Gizem Gonce, milliyet.com.tr’ye yaptığı değerlendirmede 89/1 haciz ihbarnamesinin tebligata süresinde itiraz edilmemesinin ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Gonce, özellikle 7 günlük itiraz süresine dikkat çekerek, sürecin 89/2 ve 89/3 aşamalarına ilerlemesi halinde üçüncü kişiler açısından önemli hak kayıplarının ortaya çıkabileceğini belirtti.
Avukat Gizem Gonce, yaptığı açıklamada sürecin tamamen belirli süreler ve hukuki prosedürler üzerinden yürüdüğünü belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Gonce’nin aktardığı bilgilere göre İİK m.89/1 kapsamında gönderilen ilk haciz ihbarnamesi, bankayı ya da başka bir üçüncü kişiyi doğrudan takip borçlusu haline getirmiyor.
Başka bir ifadeyle icra dosyasındaki borcun asıl muhatabı banka değil. Haciz ihbarnamesinin amacı, borçlunun banka veya başka bir üçüncü kişi nezdinde bulunan haczedilebilir mal ve alacaklarının tespit edilerek haczedilmesi.
Ancak bankanın gönderilen ihbarnameye yasal süresi içerisinde cevap vermemesi durumunda tablo değişebiliyor.
HACİZ İHBARNAMESİ HANGİ DURUMLARDA GÖNDERİLİYOR?
İİK’nın 89. maddesi özellikle takip borçlusunun üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarının haczedilmesi amacıyla uygulanıyor.
Bu kapsamda borçlunun bir bankada mevduat hesabının bulunması, başka bir şirketten alacaklı olması, üçüncü bir kişinin borçluya ödeme yapmak durumunda bulunması veya borçluya ait haczedilebilir bir malın başka bir kişinin elinde olması halinde haciz ihbarnamesi gönderilebiliyor.
Gonce, özellikle gelecekte doğabilecek alacaklara ilişkin hacizlerde de üçüncü kişi ile takip borçlusu arasında hukuki bir ilişkinin bulunmasının önem taşıdığına dikkat çekti.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da gelecekte doğacak alacaklar bakımından taraflar arasında hukuki bir ilişkinin bulunması ve bu ilişki çerçevesinde doğması beklenen, devamlılık gösteren bir alacağın söz konusu olması gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunuyor.
Bu nedenle herhangi bir hukuki ilişkiye dayanmaksızın soyut biçimde “doğacak her türlü alacak” şeklinde haciz uygulanması hukuken sorun oluşturabiliyor.
BANKALAR İÇİN EN KRİTİK SÜRE: 7 GÜN
Haciz ihbarnamesi bankaya veya üçüncü kişiye ulaştığında dikkat edilmesi gereken en önemli konuların başında itiraz süresi geliyor.
Gonce, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğinin ardından üçüncü kişinin 7 günlük süre içerisinde itirazını bildirmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.
İtiraz yapılırken yalnızca genel bir cevap verilmesi yerine hukuki durumun açık ve somut şekilde ortaya konulması gerekiyor.
Örneğin banka, takip borçlusunun kendi nezdinde haczedilebilir nitelikte herhangi bir alacağının bulunmadığını bildirebilir.
“HESAPTA PARA YOK” DEMEK HER ZAMAN YETERLİ OLMAYABİLİR
Bankaların haciz ihbarnamelerine vereceği cevapların içeriği de ilerleyen aşamalar bakımından kritik önem taşıyor.
Avukat Gizem Gonce, cevabın yalnızca “hesapta para bulunmamaktadır” şeklinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Varsa banka lehine rehin hakkı, mahsup, takas, önceki hacizler veya farklı bir hukuki üstünlük açıkça belirtilmeli.
Yargıtay uygulamalarında da bankaların mevduat üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesinin İİK’nın 89. maddesi kapsamında bir itiraz niteliğinde değerlendirilebildiği görülüyor.
Dolayısıyla ilk aşamada verilen cevabın içeriği, sürecin ilerleyen dönemlerinde bankanın veya üçüncü kişinin hukuki konumunu doğrudan etkileyebiliyor.
89/1’E İTİRAZ EDİLDİYSE SONRA NE OLUR?
Uygulamadaki en önemli tartışma başlıklarından biri de birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmesine rağmen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi.
Alacaklının veya icra müdürlüğünün yapılan itirazı yok sayarak doğrudan 89/2 ve ardından 89/3 sürecini işletmesi hukuki uyuşmazlıklara neden olabiliyor.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin konuya ilişkin kararlarında da bankanın birinci haciz ihbarnamesine karşı rehin hakkını ileri sürmesinin itiraz niteliğinde olduğu ve itirazın varlığı halinde kanundaki prosedür tamamlanmadan bankanın borçlu hale getirilemeyeceğine ilişkin değerlendirmeler bulunuyor.
89/1, 89/2 VE 89/3 SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
Haciz ihbarnamelerinde süreç aşamalı biçimde ilerliyor.
İlk olarak üçüncü kişiye 89/1 haciz ihbarnamesi gönderiliyor. Üçüncü kişinin bu ihbarnameye 7 gün içerisinde itiraz etme hakkı bulunuyor.
Birinci ihbarnameye itiraz edilmemesi halinde kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde ikinci haciz ihbarnamesi, yani 89/2 gündeme gelebiliyor.
89/2 aşamasında üçüncü kişiye yeniden itiraz imkanı veriliyor.
Bu ihbarnameye de süresinde itiraz edilmemesi halinde süreç 89/3 aşamasına taşınabiliyor.
89/3 haciz ihbarnamesinin ardından ise üçüncü kişi bakımından ödeme veya menfi tespit davası seçeneği gündeme geliyor.
Sistem genel hatlarıyla;
89/1 → 7 günlük itiraz süresi → 89/2 → 7 günlük itiraz süresi → 89/3 → 15 günlük dava veya ödeme süreci
şeklinde ilerliyor.
Bu nedenle özellikle ilk haciz ihbarnamesinin tebliği sonrasında sürenin kaçırılmaması büyük önem taşıyor.
İLK İHBARNAMEYE CEVAP VERİLMEZSE RİSK BÜYÜYOR: BORÇLU DEĞİLSİNİZ AMA BORÇLU SAYILABİLİRSİNİZ
Gonce’ye göre üçüncü kişi açısından en tehlikeli senaryolardan biri, 89/1 haciz ihbarnamesinin dikkate alınmaması.
Birinci ihbarnameye herhangi bir cevap verilmemesi halinde kanunda öngörülen şartların oluşmasıyla birlikte borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması yönünde süreç ilerleyebiliyor.
Bu noktadan sonra ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gündeme geliyor.
Dolayısıyla üçüncü kişi gerçekte takip borçlusuna herhangi bir borcu olmadığını düşünse dahi tebligatı cevapsız bırakmaması gerekiyor.
Çünkü hukuki süreçte yalnızca maddi gerçek değil, belirlenen süreler içerisinde yapılan itirazlar da büyük önem taşıyor.
BANKA İTİRAZ ETTİĞİ HALDE 89/2 VEYA 89/3 GÖNDERİLDİYSE NE YAPILABİLİR?
Bir bankanın veya üçüncü kişinin 89/1'e süresinde itiraz etmesine rağmen icra dosyasındaki işlemlerin devam ettirilmesi halinde öncelikle dosyadaki belgelerin ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekiyor.
Bu kapsamda;
89/1 haciz ihbarnamesi, tebliğ mazbatası, bankanın verdiği cevap veya itiraz dilekçesi, icra müdürlüğünün sonraki işlemleri ile varsa 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin kontrol edilmesi büyük önem taşıyor.
Gonce, özellikle itirazın gerçekten icra dosyasına girip girmediğinin ve yasal süre içerisinde yapılıp yapılmadığının belgeler üzerinden teyit edilmesi gerektiğini belirtti.
İtiraza rağmen sonraki haciz ihbarnamelerinin gönderilmiş olması halinde ise şartlarına göre icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna başvurulması ve ilgili icra işleminin iptalinin talep edilmesi gündeme gelebiliyor.
89/3 GELDİYSE 15 GÜNLÜK SÜREYE DİKKAT
Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesi ve sürecin 89/3 aşamasına ulaşması halinde ise üçüncü kişi açısından farklı bir hukuki yol devreye giriyor.
Bu noktada İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi kapsamında menfi tespit davası açılması gündeme gelebiliyor.
Davada üçüncü kişi, takip borçlusuna gerçekte herhangi bir borcu olmadığını veya borçluya ait haczedilebilir herhangi bir malın kendisinde bulunmadığını ileri sürebiliyor.
Ancak bu aşamada da en önemli konu süre. 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğinin ardından kanunda öngörülen 15 günlük süre içerisinde gerekli hukuki işlemlerin yapılması gerekiyor.
Sürenin geçirilmesi halinde üçüncü kişiler açısından ciddi hak kayıpları doğabiliyor.
HACİZ İHBARNAMESİ TEBLİGATI GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ
Avukat Gizem Gonce’nin değerlendirmelerinde öne çıkan en önemli uyarı ise haciz ihbarnamelerinin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi.
Bir banka, şirket veya gerçek kişi takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını düşünse bile kendisine ulaşan 89/1 haciz ihbarnamesini cevapsız bırakmamalı.
Çünkü İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen sistem, belirli süreler içerisinde itiraz edilmemesi halinde üçüncü kişi açısından giderek ağırlaşan hukuki sonuçlar doğurabiliyor.
Özellikle ilk aşamadaki 7 günlük süre ile 89/3 sonrasında gündeme gelen 15 günlük süre, hak kaybı yaşanmaması açısından kritik önem taşıyor.
Her somut olayda dosyanın içeriği, tebligat tarihi, banka veya üçüncü kişinin verdiği cevap, varsa rehin ve takas hakları ile icra müdürlüğünün yaptığı işlemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle haciz ihbarnamesiyle karşılaşılması halinde sürecin belgeler üzerinden takip edilmesi ve hukuki sürelere dikkat edilmesi büyük önem taşıyor.
Kaynak Linki: https://uzmanpara.milliyet.com.tr/uzmanpara/bankalardan-haciz-karari-borclu-degilsiniz-ama-borclu-sayilabilirsiniz-7650834







Benzer Haberler
İstanbul sahilinde İHA alarmı! Patlatılarak etkisiz hale getirildi
Sigorta Birliği'nden BES açıklaması: Herhangi bir sistematik sorun bulunmamaktadır
Fon soruşturmasında 5. dalga operasyon! 34 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
Dilan Polat Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla gözaltına alındı
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı
Fon krizinde sürpriz isim! Nihat Zeybekci de mağdur çıktı
Araç sahipleri dikkat! Bu gece tarihin en büyük zammı geliyor
Altında oyun değişiyor! Kritik süreç kapıda