EMEKLİ AYLIĞININ ADI YAŞLILIK AYLIĞINA DÖNÜŞÜRKEN HAKKI DA MI DEĞİŞECEK?
Bir ülkenin sosyal devlet anlayışını anlamak için bazen kanun maddelerine değil, kullanılan kelimelere bakmak gerekir. Çünkü kelimeler sadece kelime değildir. Devletin vatandaşa bakışını, vatandaşın sahip olduğu hakkın niteliğini ve gelecekte kurulmak istenen sosyal düzenin ipuçlarını da taşıyabilir. 2008 yılında 5510 sayılı kanun çıkmadan önce uyarmıştım.5510 taslağı çalışanların emeklilik haklarını gasp ediyor diye hatta 2008 de bu konuda video çekip paylaşmıştım. Videolar birilerini rahatsız etti ve silindi/sildirildi. Şuan yine uyarıyorum bu söylem basit bir kelime değil. BES'in ikinci emeklilik olarak ortaya konulması çok manidardır. Ayrıca 10 yıl süre ile paraların geri alınamaması başka şeyleri çağrıştırıyor
EMEKLİ AYLIĞININ ADI YAŞLILIK AYLIĞINA DÖNÜŞÜRKEN HAKKI DA MI DEĞİŞECEK?
Bir ülkenin sosyal devlet anlayışını anlamak için bazen kanun maddelerine değil, kullanılan kelimelere bakmak gerekir.
Çünkü kelimeler sadece kelime değildir. Devletin vatandaşa bakışını, vatandaşın sahip olduğu hakkın niteliğini ve gelecekte kurulmak istenen sosyal düzenin ipuçlarını da taşıyabilir.
Şimdi emeklinin önünde dikkat çekici bir değişim tartışması var:
“Emekli aylığı” neden “yaşlılık aylığı” kavramı şekline dönüştü?
Benim sorguladığım tam da budur.
Burada mesele, “yaşlılık aylığı” ifadesinin sosyal güvenlik mevzuatında daha önce kullanılıp kullanılmadığı değildir. Elbette bu kavram mevzuatta vardır.
Mesele şudur:
Neden emekliliği anlatan kavramın merkezinden “emek” çıkarılıyor da “yaş” öne çıkarılıyor?
Çünkü emekli olmak yalnızca yaşlanmak değildir.
Emekli; yıllarca çalışan, prim ödeyen, vergi veren, üretime katkı sağlayan, gençliğini ve çalışma gücünü ülkesinin ekonomisine veren insandır.
Emekli aylığı da bu nedenle bir devlet yardımı değildir.
Bir ömür boyunca verilen emeğin, ödenen primlerin ve kazanılmış sosyal güvenlik hakkının karşılığıdır.
Fakat 2008 sonrası sosyal güvenlik düzenlemelerine baktığımızda emeklilik sisteminde önemli dönüşümlerin yaşandığını görüyoruz. Prim günleri, aylık bağlama sistemi, yaş şartları ve emekli aylığının hesaplanma biçimi değişti. Bunun sonucunda bugün milyonlarca emekli, yıllarca çalışmasına rağmen aldığı aylıkla temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
Şimdi ise kavramlar üzerinden yeni bir tartışmanın kapısı aralanıyor.
Emekli aylığı → Yaşlılık aylığı.
Peki yarın bunun devamı ne olacak?
Bugün prim karşılığı kazanılmış bir hak olarak görülen emeklilik, yarın yalnızca “yaşlılara yapılan sosyal destek” anlayışına indirgenebilir mi?
Evet BES zorlatması bunun öncüsüdür.
İşte asıl korkumuz budur.
Çünkü eğer emeklilik, çalışanın kazanılmış sosyal güvenlik hakkı olmaktan çıkarılıp yalnızca yaşlılık döneminde devletin uygun gördüğü ölçüde sağladığı bir yardıma dönüştürülürse, bunun adı artık sosyal güvenlik değil, sosyal yardıma bağımlılık olur.
Bugün “emekli” denilen yurttaş yarın yalnızca “yaşlı” olarak tanımlanırsa, toplumun zihnindeki algı da değişebilir.
Emek veren insanın hakkı, ihtiyaç sahibi insanın yardımına dönüşmemelidir.
Devletin görevi; emekliyi muhtaç hale getirmek değil, onun çalışma hayatı boyunca kazandığı sosyal güvenlik hakkını korumaktır.
Bu nedenle soruyorum:
Emekli aylığının adını neden değiştirdiniz?
Bu değişikliğin hukuki ve sosyal sonucu nedir?
Emeklilik hakkının geleceği nasıl güvence altına alınacaktır?
Bugün kelime değişir, yarın hak değişmesin.
Bugün “Emekli Aylığının”adı “Yaşlı Aylığı” olurken, yarın emeğin karşılığı da sosyal yardıma dönüşmesin.
Çünkü emeklilik bir lütuf değildir.
Emeklilik, bir ömürlük emeğin karşılığıdır.
Ve emeklinin en büyük talebi yardım değil;
EMEKLİLİK HAKKIDIR.
Hüseyin Ayhan Sosyolog/Hemşire/Aile Danışmanı







Benzer Haberler
Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasındaki yazışmalarda Özgür Özel’in adı çıktı: Birlikte alem yapmışlar
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’dan fon soruşturması açıklaması: Vatandaşlarımızın hakkını koruyacağız
Casusluk davasında üçüncü duruşma: İmamoğlu ve Yanardağ'ın tutukluğuna devam kararı verildi
Fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın tüm mal varlıklarına dondurma talebi
TFF'den "Hakemler dosyası" soruşturmasıyla ilgili açıklama
İstanbul Valiliği'nden yağış ve fırtına uyarısı! Bu 3 ilçede yaşayanlar dikkat
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında bomba iddia: 2,2 milyar lirayı iade etti
AK Parti'den gövde gösterisi! 9 belediye başkanına daha rozet takılacak