Türkiye'de Yeni Parti İle Siyasi Gündem
Ben, Yeni Parti’nin ortaya çıkışını ve CHP’den yaşanan kopuşu da bu açıdan değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Hatta tarihsel anlamını birebir bugüne taşımadan, sonuçları ve yaratabileceği siyasi sarsıntı bakımından bunu mecazi anlamda bir “Vak’a-i Vakvakiye” olarak adlandırmanın mümkün olduğu kanaatindeyim.
YENİ PARTİ: Türk Siyasetinin Yeni “Vak’a-i Vakvakiye”si mi?
Türk siyaseti, tarihi boyunca ayrılıklara, birleşmelere, yeni partilerin doğuşuna ve eski siyasi yapıların çözülüşüne tanıklık etti. Ancak bazı ayrılıklar vardır ki yalnızca bir partinin iç meselesi olarak kalmaz; siyasetin bütün dengelerini değiştirebilecek sonuçlar üretir. Ben, Yeni Parti’nin ortaya çıkışını ve CHP’den yaşanan kopuşu da bu açıdan değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Hatta tarihsel anlamını birebir bugüne taşımadan, sonuçları ve yaratabileceği siyasi sarsıntı bakımından bunu mecazi anlamda bir “Vak’a-i Vakvakiye” olarak adlandırmanın mümkün olduğu kanaatindeyim.
Elbette tarihimizdeki Vak’a-i Vakvakiye bambaşka şartlarda gerçekleşmiş, şiddet içeren bir Osmanlı hadisesidir. Ben burada bu kavramı tarihsel olayın aynısının yaşandığını söylemek için değil, yerleşmiş dengelerin sarsılması ve siyasi hesapların yeniden yapılmasını zorunlu kılan bir kırılma anlamında kullanıyorum.
Çünkü Türkiye'de yaklaşık çeyrek asırlık siyasi dönemin merkezinde Recep Tayyip Erdoğan bulunmaktadır. Erdoğan'ın siyasi başarısının arkasında yalnızca kendi seçmenini koruyabilmesi değil, karşısındaki muhalefetin yapısı, parçalanmaları, ittifakları ve liderlik sorunları da bulunmaktadır. Bu nedenle CHP’de meydana gelen ciddi bir ayrışmanın etkisi sadece CHP ile sınırlı kalmaz. Böyle bir gelişme, doğrudan doğruya Erdoğan'ın gelecekte izleyeceği siyasi stratejiyi de etkiler.
Benim üzerinde durduğum temel mesele budur.
Yeni Parti Erdoğan'ın siyasi ömrünü uzatacak bir bölünme mi olacak, yoksa Erdoğan sonrasını hızlandırabilecek yeni bir siyasi merkez mi oluşturacaktır?
Bence önümüzdeki dönemin en önemli sorularından biri budur.
Eğer Yeni Parti ile CHP birbirlerinin seçmenini almak için mücadele eder, siyasetlerini karşılıklı suçlamalar üzerine kurar ve muhalefet kendi içerisinde parçalanırsa bundan en fazla yararlanacak siyasi aktör Erdoğan olacaktır. Çünkü muhalefetin bölünmesi, özellikle güçlü teşkilat yapısına ve sadık seçmen tabanına sahip iktidarlar açısından önemli bir avantaj yaratabilir.
Fakat madalyonun diğer yüzünü de görmek gerekir.
Yeni Parti, yalnızca CHP’den ayrılanların partisi olmaktan çıkarak mevcut siyasi partilerden memnun olmayan insanlara ulaşabilirse durum tamamen değişebilir. Gençlerin, kararsızların, merkez seçmenin ve ekonomik şartlardan rahatsız olduğu hâlde kendisine siyasi adres bulamayan vatandaşların desteğini kazanabilirse yeni bir siyasal denge ortaya çıkabilir.
İşte Erdoğan'ın siyasi geleceğini asıl etkileyecek olan budur.
Çünkü seçimleri yalnızca sadık parti seçmenleri belirlemez. Bazen sonucu, hiçbir partiye güçlü aidiyet hissetmeyen ve seçimden seçime tercihini değiştiren kitleler belirler. Yeni Parti bu insanların güvenini kazanabilirse, Türk siyasetinde alışılmış iktidar-muhalefet denklemine üçüncü ve güçlü bir değişken ekleyebilir.
Ancak bunun için “yeni” kelimesinin tabelada kalmaması gerekir.
Yeni Parti gerçekten yeni olacaksa siyaset yapma biçimini değiştirmelidir. Liyakatten adalete, ekonomiden eğitime, sağlık politikalarından sosyal devlet anlayışına kadar Türkiye’nin temel meseleleri hakkında uygulanabilir politikalar ortaya koymalıdır. Gençlere sadece gelecek vaat etmek yerine onların geleceğini kurabilecek programlar hazırlamalıdır. İnsanların farklı siyasi tercihlerinden dolayı birbirlerini düşman olarak görmediği bir Türkiye fikrini savunmalıdır.
Ben artık seçmenin yalnızca “Erdoğan gitsin mi, kalsın mı?” sorusuna sıkıştırılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum.
Türkiye’nin tartışması gereken esas soru şudur:
Nasıl bir Türkiye istiyoruz?
Hukukun üstünlüğünün tartışılmadığı, liyakatin esas alındığı, vatandaşların kendilerini eşit hissettiği, gençlerin başka ülkelerde gelecek aramak zorunda kalmadığı, çalışanların insanca yaşayabildiği ve devlet kurumlarına güvenin güçlendiği bir Türkiye istiyorsak siyasi tartışmayı kişilerden ilkeler ve politikalar düzeyine taşımamız gerekir.
Bu nedenle Yeni Parti’nin ortaya çıkışını yalnızca CHP açısından okumuyorum. Bunun etkileri iktidara, diğer muhalefet partilerine ve özellikle Erdoğan'ın bundan sonraki siyasi hamlelerine kadar uzanabilir.
Benim “Vak’a-i Vakvakiye” benzetmem de tam burada anlam kazanıyor.
Bazen tarihin yönünü değiştiren gelişmeler büyük gürültülerle başlamaz. Önce küçük bir çatlak meydana gelir. Ardından o çatlak genişler ve yıllardır değişmeyeceği düşünülen dengeler yeniden kurulur.
Yeni Parti böyle bir değişimin başlangıcı mı olacak, yoksa Türk siyasi tarihinde yaşanan sayısız parti bölünmesinden biri olarak mı kalacak?
Bunu bugün kesin olarak söylemek mümkün değildir.
Son sözü yine millet söyleyecektir.
Ancak benim gördüğüm şudur: CHP’den yaşanan kopuş sadece CHP’de meydana gelen bir ayrılık değildir. Erdoğan'ın siyasi geleceğinden muhalefetin yeniden yapılanmasına kadar uzanabilecek yeni bir sürecin kapısı aralanmıştır.
Bu nedenle ben Yeni Parti olayını, tarihsel Vak’a-i Vakvakiye ile özdeşleştirmeden, onun siyasi dengeleri altüst eden kırılma anlamından hareketle Türk siyasetinin yeni “Vak’a-i Vakvakiye”si olarak değerlendiriyorum.
Çünkü siyasette bazen bir ayrılık yalnızca ayrılık değildir.
Bir devrin devamını da belirleyebilir, bir başka devrin başlangıcını da.
Hüseyin Ayhan
Sosyolog – Hemşire – Aile Danışmanı







Benzer Haberler
Manisa'da dolum tesisinde patlama! 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı
12 yaşındaki Eyüp Can’ın ölümünde kritik görüntü: Aralarında sadece 4 saniye var
Süleymancıların kara deposu! Torbalarca evrakı imha etmişler
Son dakika: Süleymancılara mali operasyonda yeni gelişme: İhbar geldi, harekete geçildi
Ateşkese rağmen İsrail'den Lübnan'a bombardıman! Çok sayıda can kaybı ve yaralı var
‘Bordo Bereliler destan yazdı’
Rojin Kabaiş soruşturması! Kamu görevlileri için soruşturma talebi
Koreli turistin taksi isyanı: 552 TL’lik yolculuk için kredi kartından fazla para çekildi