Yeni Marif Modeli
TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ" Kamuoyunun görüşüne sunulan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" yeni müfredat taslağı ile ilgili olarak hazırlanan ve eğitim felsefesi, öğrenci profili, erdem-değer eylem modeli, beceriler çerçevesi ve bütüncül program eğitim modeli gibi bileşenlerin tanıtıldığı broşürler yayımlandı.
TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ"
Kamuoyunun görüşüne sunulan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" yeni müfredat taslağı ile ilgili olarak hazırlanan ve eğitim felsefesi, öğrenci profili, erdem-değer eylem modeli, beceriler çerçevesi ve bütüncül program eğitim modeli gibi bileşenlerin tanıtıldığı broşürler yayımlandı.
Millî Eğitim Bakanlığı yaklaşık iki yıl önce müfredatta köklü bir değişikliğe gitti. Bu değişimin adı bile oldukça iddialıydı: “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” (TYMM). Öncesinde çok sayıda akademisyen ve farklı alanlardan işinin ehli olan eğitimcilerin katkısıyla kapsamlı bir hazırlık süreci yürütüldü. Her ders için ayrı öğretim programı yazıldı, ortak metinler oluşturuldu. Ortaya konulan bu metinler; çok emek verilmiş, kavramsal olarak güçlü, dili ve içerik itibarıyla oldukça nitelikliydi.
Ardından Bakanlık, tüm öğretmenleri bu yeni modeli tanıtmak amacıyla belli bir programa göre eğitimlere aldı. Uzaktan ve yüz yüze eğitimlerle “Maarif Modeli” anlatılmaya çalışıldı. Bizler de sahadaki uygulayıcılar olarak bu modeli anlamaya, içselleştirmeye ve hayata geçirmeye gayret ediyoruz. Ancak açık söylemek gerekirse; 1-2 yılda bu modeli anlamak ve hayata geçirmek, her babayiğidin harcı değildi.
Programlarda o kadar çok kavram, o kadar detaylı içerik var ki; bunlardan somut bir bilgi, eylem ve söylem çıkarmak ve sınıf ortamında karşılığını oluşturmak ciddi bir çaba gerektiriyor. Hatta, kendimi dışta tutmadan söyleyeyim; birçok öğretmenin bu modelle ilgili birkaç cümle kurmakta zorlandığı kanaatini taşıyorum. Tabii bunun sebeplerinden biri, yeni müfredatın henüz sadece Anaokulu, İlkokul 1. 2. sınıflarda, Ortaokul 5. 6. sınıflarda, Lise 9. ve 10. sınıflarda uygulanıyor olması. Diğer sınıflarda eski programın devam ediyor olması, bütüncül bir algının oluşmasını zorlaştırıyor.
Maarif modelinin en belirgin yönlerinden biri güçlü bir söylemle yola çıkmış olmasıdır diyebilirim. “Köklerden geleceğe” sloganı bunun en net göstergesidir. Modelin hedeflediği öğrenci profili ise “yetkin ve erdemli insan” olarak tanımlanıyor. Bu insan; ahlaklı, cesaretli, iradeli, merhametli, sağlıklı, üretken ve vatansever olarak tarif ediliyor.
Eğitimi sadece bilgi vermekten çıkarıp beceri, değer ve karakter eğitimi odaklı hale getirmeyi amaçlayan programın temel yaklaşımı; Erdem–Değer–Eylem-Beceri çerçevesinde şekilleniyor. Millî, manevi değerlerimiz sürece dahil edilerek “bilge nesil” profili oluşturulması hedeflenmektedir. Huzurlu insan, huzurlu aile, huzurlu toplum, yaşanabilir çevre ve barışçıl bir dünya vb. idealleri de programın arka planını oluşturuyor. Yani bakıldığında kavramsal olarak son derece güçlü bir çerçeve çizilmiş.
Daha önceki programlarda olup, TYMM programında isim değişikliğine uğratılan pek çok kavram da göze çarpmaktadır. Örneğin; yıllardır “kazanım” dediğimiz kavram artık “öğrenme çıktısı” olarak ifade ediliyor. Öğrencinin hedeflenen düzeye ulaşıp ulaşmadığını gösteren sonuçlara “öğrenme kanıtı” deniliyor. Öğretmenin ders içinde kullandığı yöntem, teknik ve stratejiler ise “öğrenme yaşantıları” olarak tanımlanıyor.
“Temel kabul” kavramı, öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyini; “köprü kurma” ise yeni bilgilerin ön bilgiler ve günlük yaşamla ilişkilendirilmesini ifade ediyor. “Öğretmen yansıması”, öğretmenin sürece dair kendi değerlendirmelerini kapsıyor. “Okul temelli planlama” ile öğretmene, okulun yerel imkânlarına göre programda inisiyatif alma alanı açılıyor. “Farklılaştırma” ise bireyselleştirilmiş ve esnek öğretimi esas alıyor; bu kavram ‘zenginleştirme’ ve ‘destekleme’ boyutlarıyla ele alınıyor.
Tüm bunlar kâğıt üzerinde son derece tutarlı ve ideal görünüyor. Ancak, program içeriği ile sahadaki karşılığı arasında ciddi bir mesafe olduğu da inkâr edilemez. Yani, Bakanlığın programa verdiği önemle, sahadaki karşılık arasında henüz tam bir örtüşme yok maalesef.
Öğretmenler, program içeriği hakkında bilgi sahibi oldukça; “Biz zaten bunları uyguluyorduk ki” demektedirler. Yani uygulayıcılar tarafında hâlâ, “Ne değişti” soruları sorulmaya devam etmektedirler.
Eğitimde iyi metinler önemlidir ama iyi uygulamalar daha önemlidir. Metinle sınıf arasındaki mesafe kapanmadıkça, maarif modeli öğretmen için bir ideal değil, bir yük olarak algılanmaya devam edecektir.Sonuç olarak; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, niyet, hedef ve kavramsal derinlik açısından oldukça güçlü bir müfredat olarak göze çarpmaktadır. Ancak sahada tam anlamıyla karşılık bulabilmesi için zamana, rehberliğe, belki de sadeleştirmeye ve en önemlisi öğretmen ile yöneticilerin bu modeli içselleştirmesine ihtiyaç vardır. Bu süreçte öğretmenlere çok iş düşüyor, yöneticilere çok iş düşüyor. Ama en çok da sahayı gerçekten dinlemeye ihtiyaç var.12.02.2026
Alıntı
Şemsi ŞAHSİ







Benzer Haberler
Sandık Gelsin,Emekli Seyyanen Zam Hakkını İstiyor!
Dakika Erdoğan Talimatı Verdi Emekliye Büyük Zam !
İstismara karşı 'suça sürüklenen çocuk' kavramında düzenleme tavsiyesi
SMA'lı Teoman bebek ilacına kavuştu
Yeni Marif Modeli
AYM, emekli maaşını inceleyecek: Tarih belli oldu
Bir Ülkenin Gerçeği Ülke Halkı Yoksul ve Depresyonda
Emekliysem Öleyim mi?